Rehber · Ziyaret Yerleri

Medine Ziyaret Yerleri

Umre programlarımızda rehberlerimizin anlatımıyla ziyaret ettiğimiz Medine’nin mübarek mekânları ve hikâyeleri.

01 · Medine

Mescid-i Nebevî

Medine’deki eviniz: Mescid-i Nebevî ve bilinmeyen manevi durakları.

Mescid-i Nebevî ve Yeşil Kubbe’nin yüksekten görünümü

Medine-i Münevvere’ye ulaştığımız andan itibaren zamanımızın neredeyse tamamını geçirdiğimiz, her vakit namazında adımlarımızın bizi huzuruna çıkardığı yerdir Mescid-i Nebevî. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bizzat inşasında çalıştığı bu mübarek mescit, umrecilerimiz için sadece bir ibadet alanı değil, Medine’deki asıl evleridir. Medine’de bulunduğumuz süre boyunca misafirlerimiz burayı diledikleri gibi, günün her saati ziyaret edebilirler.

Ancak her gün kapısından girdiğimiz bu muazzam mescidin içinde öyle sırlar ve mekânlar vardır ki İslam tarihini bilerek oraya yürümek maneviyatı katlar. Efendimiz’in (s.a.v.) mübarek kabrinin bulunduğu Hücre-i Saadet, yeryüzünün cennet bahçelerinden biri olan Ravza-i Mutahhara ve İslam’ın ilk üniversitesi sayılan Suffe Ashabı’nın mekânı hep bu çatının altındadır. Mescid-i Nebevî’de kılınan bir namazın, başka mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlı olduğu müjdesiyle, attığınız her adımda bu kutlu mirasın ağırlığını ve huzurunu hissedeceksiniz.

02 · Medine

Ravza-i Mutahhara

Dünyadaki cennet köşesi: Ravza ziyareti hakkında bilmeniz gerekenler.

Mescid-i Nebevî’de Ravza-i Mutahhara

Umre yolculuğunun en heyecan verici, kalplerin en hızlı çarptığı anı şüphesiz Ravza-i Mutahhara’ya adım atıldığı andır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bizzat buyurduğu, “Benim evimle minberimin arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir” hadis-i şerifinin tam merkezindeyiz. Burası, yeryüzündeyken cennet topraklarına ayak basabileceğiniz, duaların dalga dalga arşa yükseldiği mübarek yeşil halıların olduğu alandır.

Ravza ziyareti, manevi değeri sebebiyle belirli bir düzen ve randevu sistemiyle (Nusuk uygulaması üzerinden) gerçekleştirilmektedir. Umre turlarımızda misafirlerimizin bu kutlu alanda huzurla ibadet edebilmeleri, Efendimiz’e (s.a.v.), Hz. Ebû Bekir’e ve Hz. Ömer’e selâm verebilmeleri için rehberlerimiz tüm süreci titizlikle yönetmektedir. O yeşil halıların üzerine secdeler kapandığında, dünyadaki tüm dertlerin unutulduğu, geriye sadece derin bir şükür ve gözyaşının kaldığı bu muazzam deneyim, umrenizin en unutulmaz hatırası olacak.

03 · Medine

Cennetü’l-Bakî

Asr-ı saadetin sessiz şahitleri: Medine’nin ilk Müslüman mezarlığı.

Cennetü’l-Bakî Kabristanı, arkada Mescid-i Nebevî’nin minareleri

Mescid-i Nebevî’nin hemen doğu tarafında yer alan ve önünden her geçtiğimizde yüreğimizi titreten bir mekân vardır: Cennetü’l-Bakî. Medine’nin ilk Müslüman mezarlığı olan bu kutlu alan, adeta asr-ı saadet ordusunun sessizce dinlendiği manevi bir adadır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sık sık ziyaret ettiği ve “Bakî ehline selam olsun” diyerek dua ettiği bu kabristan, İslam tarihinin en kıymetli emanetlerini bağrında taşır.

Cennetü’l-Bakî’yi ziyaret ederken adımlarınızı bastığınız her yerde İslam’ın ilk kahramanlarının izleri vardır. Peygamberimizin sevgili eşleri (Ezvâc-ı Tâhirât), kızları, oğlu İbrahim, amcası Hz. Abbas, üçüncü halife Hz. Osman (r.a.) ve İslam fıkhının büyük imamı İmam Mâlik gibi on binden fazla sahabe ve İslam büyüğü burada metfundur. Turlarımızın yakın çevre gezisi kapsamında rehberlerimiz eşliğinde burayı ziyaret ederken, sadece bir kabristanı değil, İslam’ın ilk yıllarının fedakârlık destanını her adımda hissedeceksiniz.

04 · Medine

Gamâme Mescidi

Bulutların gölge ettiği mescit: Mescid-i Nebevî’ye yürüme mesafesinde bir mucize.

Medine’de Gamâme Mescidi

Mescid-i Nebevî’nin huzur dolu avlusundan çıkıp güneybatıya doğru kısa bir yürüyüş yaptığınızda, Osmanlı mimarisinin zarafetiyle bezenmiş, yan yana duran çok özel mescitler sizi karşılar. Bunların en bilineni ve hikâyesiyle yüreklere dokunanı Gamâme Mescidi’dir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Medine’de bayram ve istiska (yağmur duası) namazlarını açık havada, tam bu alanda kıldırırdı. Efendimiz burada ne zaman dua etse, gökyüzünde bir bulutun belirdiği ve O’nu güneşin sıcağından koruduğu rivayet edilir. Zaten “gamâme” kelimesi de Arapçada “bulut” anlamına gelmektedir.

Turlarımızın yakın çevre gezisi kapsamında rehberlerimizle adımladığımız bu sokaklar, misafirlerimize her köşesi vahiy ve mucizeyle yoğrulmuş bir Medine sunmaktadır.

05 · Medine

Hz. Ebû Bekir, Hz. Ali ve Hz. Ömer Mescitleri

Hulefâ-i Râşidîn’in izinde: tarihî mescitler bölgesi.

Medine’de Hz. Ebû Bekir Mescidi

Mescid-i Nebevî’nin hemen güneybatısında yer alan ve “Musallâ” olarak bilinen tarihî meydan, İslam tarihinin en büyük şahsiyetlerinin ayak izlerini taşır. Bu bölgede yan yana inşa edilmiş olan Hz. Ebû Bekir Mescidi, Hz. Ali Mescidi ve Hz. Ömer Mescidi, asr-ı saadetin ve dört halife döneminin hatıralarını günümüze taşıyan adeta açık hava müzesidir.

Efendimiz’in (s.a.v.) bayram namazı kıldırdığı ve bulutların gölge ettiği Gamâme Mescidi ile başlayan bu kutlu güzergâhta, hemen birkaç adım ötede Hz. Ebû Bekir Mescidi yer alır. Az ilerisinde ise Peygamberimizin sancaktarı, ilmin kapısı Hz. Ali’nin (r.a.) bayram namazı kıldırdığı ve bugün Osmanlı mimarisinin zarif taş işçiliğiyle ayakta duran Hz. Ali Mescidi bulunur. Bu tarihî zinciri tamamlayan bir diğer durak ise adaletiyle dünyayı titreten Hz. Ömer’in (r.a.) anısına yapılan Hz. Ömer Mescidi’dir.

Turlarımızın yakın çevre gezisinde bu mescitleri sırayla adımlarken adeta zaman tünelinde bir yolculuğa çıkacak ve sahabe efendilerimizin Medine’deki günlük yaşamlarına şahitlik edeceksiniz.

06 · Medine

Hicaz Demiryolu ve Anberiye Mescidi

Ecdadın peygamber aşkı: Medine’de bir Osmanlı mührü.

Hicaz Demiryolu Medine İstasyonu binası

Medine-i Münevvere’deki yakın çevre gezilerimizin belki de en duygu yüklü, en gurur verici duraklarından biri tarihî Hicaz Demiryolu Medine İstasyonu ve onun hemen girişinde yükselen Anberiye Mescidi’dir. Mescid-i Nebevî’ye yürüme mesafesinde olan bu bölge, Osmanlı ecdadımızın mukaddes topraklara ve Efendimiz’e (s.a.v.) olan benzersiz hürmetinin en somut nişanesidir.

Sultan II. Abdülhamid Han tarafından inşa ettirilen Hicaz Demiryolu, Müslümanların hac ve umre yolculuklarını kolaylaştırmak amacıyla yapılmıştır. Ecdadımız, trenlerin çıkardığı gürültü Resûlullah Efendimiz’i (s.a.v.) rahatsız etmesin diye Medine Garı’na yaklaşan rayların altına keçe döşetmiştir. Trenler bu kutlu şehre adeta parmak uçlarında, sessizce süzülerek girmiştir.

İstasyonun hemen yanındaki Anberiye Mescidi de yine Sultan II. Abdülhamid tarafından istasyon projesinin bir parçası olarak inşa edilmiş, bembeyaz ve zarif mimarisiyle Medine’ye bir Osmanlı mührü vurmuştur. Turlarımızda bu istasyonun bahçesinde yürürken, ecdadımızın peygamber sevgisini iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

07 · Medine

Uhud Dağı ve Şehitliği

Sadakatin ve sevginin taşlara kazındığı yer: Okçular Tepesi’nden şehitliğe mukaddes izler.

Uhud Dağı ve Uhud Şehitliği meydanı

“Uhud bizi sever, biz de Uhud’u”

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) sevgisine mazhar olmuş, Medine’yi kuzeyden bir muhafız gibi selamlayan kutlu bir dağ… Sert kayalıklarının ardında, âlemlere rahmet olarak gönderilen bir Nebi’nin muhabbetini taşır Uhud.

İtaatin ve teslimiyetin imtihanı

Hicretin 3. yılında gerçekleşen Uhud Savaşı, Müslümanlar için yalnızca askerî bir mücadele değil; emre itaatin, sabrın ve sadakatin en büyük imtihan alanıydı. Vadide esen rüzgâr, bugün hâlâ o tarihî günün derin hüznünü ve heyecanını fısıldar.

Sadakat tepesi: Cebel-i Rumât

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) “Ne olursa olsun ayrılmayın” buyurduğu stratejik tepe… Okçular Tepesi, zamanı ve mekânı aşan bir mesaj sunar bize: ilahî emirlere ve sünnete sıkı sıkıya sarılmanın hayatî önemi.

Seyyidü’ş-şühedâ: Hz. Hamza (r.a.)

İslam’ın aslanı Hz. Hamza ve 70 aziz sahabinin kabirlerinin bulunduğu Uhud Şehitliği, sadakatin bedelini canıyla ödeyen yiğitlerin sessiz istirahatgâhıdır. Burada edilen her dua, İslam’ın ilk harcını karmaya adanmış adımlara bir vefa borcudur.

Günümüzde Uhud ziyareti

Okçular Tepesi’ne çıkarak savaş meydanını kuş bakışı süzebilir, şehitlerin ruhuna dualar gönderebilirsiniz. Bölgede yükselen Mescid-i Şühedâ ise namaz vakitlerinde binlerce ziyaretçinin aynı safta bir araya geldiği huzur dolu bir mekândır.

08 · Medine

Mescid-i Kıbleteyn

Yönümüzün Kâbe’ye, gönlümüzün birliğe döndüğü an: iki kıbleli mescidin unutulmaz hikâyesi.

Mescid-i Kıbleteyn

Tek bir vahiy, tek bir istikamet

İki ayrı yöne selam veren tek mescit… Yüce Allah’ın emriyle Mescid-i Aksâ’dan Kâbe-i Muazzama’ya dönen yüzler, aslında kalplerin tek bir merkeze kilitlenişinin hikâyesidir.

Bakara Suresi’nin müjdesi

Hicretin 2. yılı… Öğle veya ikindi namazı esnasında gelen vahiy: “Yüzünü artık Mescid-i Haram tarafına çevir…” (Bakara, 144). Hz. Peygamber (s.a.v.) ve sahabeler, namazı bozmadan tam aksi yöne, Kâbe’ye doğru yönelerek ilahî emre tereddütsüz itaat ettiler.

Birlik ve beraberliğin simgesi

Kıbleteyn, yeryüzündeki tüm Müslümanların tek bir odak noktasına sahip olmasının sembolüdür. Yönümüzün Kâbe’ye çevrilmesi, gönüllerimizin de ayrılıktan kurtulup tek bir ümmet bilincinde birleşmesini simgeler.

İki kıbleli mescit

Mescit, içerisinde bulunan tarihî mihrap sembolleri ve ferah mimarisiyle Medine’nin en özel duraklarından biridir. Çift kubbe yapısı ve geniş avlusu, ziyaretçilerine dingin ve huşu dolu bir ibadet ortamı sunar.

09 · Medine

Yedi Mescitler ve Hendek

Sabrın, duanın ve zaferin simgesi: Hendek Savaşı’nın manevi karargâhı.

Yedi Mescitler bölgesi ve Sel Dağı

Derin hendekler, diri dualar

Sel Dağı’nın eteklerinde çekilen çileler, toprağa kazılan hendekler ve geceleri göğe yükselen samimi yakarışlar… Yedi Mescitler, çaresizliğin bittiği, samimi duaların zafere dönüştüğü kutlu topraklardır.

Müdafaanın ve kenetlenmenin adı

Hicretin 5. yılında, Medine’yi kuşatan müttefik ordulara karşı Hz. Selmân-ı Fârisî’nin önerisiyle hendekler kazıldı. Açlık, soğuk ve kuşatma altında geçen çetin günler, İslam toplumunun kenetlenme ve dayanışma ruhunu perçinledi.

Fetih Mescidi ve sahabe çadırları

Bölgenin en tepesinde yer alan Mescid-i Feth (Fetih Mescidi), Efendimiz’in (s.a.v.) üç gün boyunca zafer için dua ettiği ve duasına icabet olunduğu yerdir. Çevresindeki mescitler ise Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali ve Hz. Fâtıma’nın nöbet tuttuğu karargâh noktalarıdır.

Zorluktan doğan kolaylık

Yedi Mescitler bölgesi, insani çabanın son noktasına ulaştığı anda ilahî yardımın nasıl ulaştığını hatırlatan canlı bir derstir. Sel Dağı’nın eteğinde yürürken o günkü sebatın ve inancın kokusunu içinize çekersiniz.

10 · Medine

Kuba Mescidi

Takva üzere kurulan ilk mescit: bir umre sevabına denk gelen kutlu ziyaret.

Kuba Mescidi

Beyaz avluların huzuru ve hicret kokusu

Mekke’nin hüznünden Medine’nin sürûruna açılan ilk kapı… Beyaz minareleri ve hurma ağaçlarının gölgesinde yükselen Kuba Mescidi, gönüllere ilk günkü hicret neşesini ve huzurunu bahşeder.

İslam tarihinin mimarideki ilk adımı

Hz. Peygamber (s.a.v.) Mekke’den Medine’ye hicret ederken Kuba köyünde konakladı. Bizzat taş taşıyarak inşaatında çalıştığı Kuba Mescidi, temeli takva ve ihlas üzerine atılan İslam’ın ilk mabedi oldu.

Müjdelenmiş bir ibadet

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Kim evinde güzelce temizlenip abdest alır, sonra Kuba Mescidi’ne gelip iki rekât namaz kılarsa, kendisine bir umre sevabı verilir.”

Medine’nin kalbinde bir vaha

Etrafını çevreleyen tarihî hurma bahçeleri ve Mescid-i Nebevî’ye kadar uzanan Kuba yürüyüş yolu ile Kuba, yalnızca tarihî bir ziyaret noktası değil; ruhun dinlendiği bir huzur limanıdır.

Sünnete uyan adımlar

Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Medine’de yaşadığı müddetçe her cumartesi yürüyerek veya binek üstünde ziyaret ettiği bu kutlu mescitte kılınan her rekât, sünnet-i seniyyeye tabi olmanın eşsiz lezzetini yaşatır.

Buradan Başlayın

Yolculuğunuz bir sohbetle başlar

Bilgilerinizi bırakın; danışmanımız tarih ve fiyat teklifiyle sizi arasın.